Düzeltilebilir Sağlık Problemi - Obezite

                    

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)  obeziteyi  “sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal veya aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlamaktadır.

Obezitenin prevalansı tüm dünyada ve ülkemizde giderek artmaktadır. Dünya genelinde şişmanlık prevalansını etkileyen etmenler arasında; kalıtım, yaş, cinsiyet, besin tüketimi ve beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı ve/veya alışkanlıkları yer almaktadır.

Obezite; tedavi edilmediği takdirde yan etkileri ile yaşam süresini kısaltan, yaşam kalitesini bozan, doku ve organları olumsuz etkileyen kronik bir hastalıktır. Günümüzde önlenebilir ölümlerin sigaradan sonra gelen ikinci önemli nedeni obezitedir.

Dünya Sağlık Örgütü obezitenin sınıflandırılmasında yetişkinlerde BKI ve bel/kalça oranı, çocuk grubunda persentil değerlerini kullanmaktadır.

BKİ bize ağırlığımızın ideal aralıkta olup olmadığını gösteren bir veridir. Vücut yağ dağılımı hakkında bilgi vermemektedir.

            BKI = Ağırlık (kg) / boy uzunluğu (m²)

Tablo 1:  Yetişkinlerde BKİ’ne göre zayıflık, hafif şişmanlık ve obezitenin sınıflandırılması

BKI (kg/m2)

Sınıflandırma

≤ 18.50

Zayıflık

18.50-24,99

Normal

25.00-29.99

Hafif şişman , Pre-obez

≥ 30.00

Obez

 

Kendinizi Bel Çevresi Ölçüsüne Göre de Değerlendirin!

Son yıllarda araştırmacılar vücuttaki toplam yağ miktarından çok, yağın vücutta bulunduğu bölge ve dağılımı üzerinde durmaktadırlar. Vücut yağının bel çevresinin kalınlığıyla kendini gösteren üst kısımlarda toplanması hastalık riskini arttıran bir durumdur. Bel çevresinin kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94 cm üzerine çıkması hastalık riskinin artmasına neden olmaktadır.

 

OBEZİTENİN YOL AÇTIĞI SAĞLIK PROBLEMLERİ

Obezite; vücut sistemleri ve psikososyal durum üzerinde yarattığı olumsuz etkilerden dolayı pek çok sağlık problemlerine neden olmaktadır.

Obezitenin neden olduğu sağlık sorunları/risk faktörleri :

İnsülin direnci – Hiperinsülinemi - Tip 2 Diabetes Mellitus - Hipertansiyon           - Koroner arter hastalığı - Hiperlipidemi – Hipertrigliseridemi - Metabolik sendrom - Sindirim sistemi hastalıkları (reflü, safra kesesi hastalıkları, Karaciğer yağlanması vb.) - Bazı kanser türleri (kadınlarda safra kesesi, endometriyum, yumurtalık ve meme kanserleri, erkeklerde ise kolon ve prostat kanserleri ) – Osteoartrit - Solunum zorluğu - Gebelik komplikasyonları - Menstruasyon düzensizlikleri - Ameliyat risklerinin artması - Kas-iskelet sistemi problemleri

OBEZİTENİN ÖNLENMESİ VE TEDAVİSİ

Obezitenin önlenmesinde çocukluk çağından itibaren bireye sağlıklı ve doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, bireyin yeterli fizik aktivite yapıyor olması gereklidir.

Obez kişinin tedavi programı diyet, egzersiz ve davranış değiştirme tedavisi olmak üzere üçlü bir programdır.

Fazla Kilolu ve Obez Bireyler İçin Öneriler:

  • Öncelikle tedavinin doğru yoldan olmasını sağlayın. Mutlaka bir diyetisyenle görüşün ve sizin için hazırlanan programa uyun. Yanlış diyetlerin sağlığınızı olumsuz etkileyeceğini ve bir sonraki dönemde daha kilolu olmanıza neden olacağını unutmayın.
  • Kilo vermede aceleci davranmayın. Vermek istediğiniz kiloları da çok kısa sürede almadınız. Yeni beslenme alışkanlığı kazanmak zaman alacaktır ve önemli olan sürdürülebilir alışkanlıklar kazanmaktır.
  • Günde 3 ana ve 2-3 ara öğün yapın. Ara öğünler metabolizmanızı hızlandırır, kan şekerinizin daha düzenli seyretmesini sağlar. Bu sayede açlık ve tatlı krizine yakalanmaz, bir sonraki öğünde tüketeceğiniz miktarı belirlemede zorluk çekmezsiniz.

 

  • Güne mutlaka kahvaltı ederek başlayın. Erken saatte yapılan kahvaltı metabolizmanın hızlanması ve gün içerisinde kan şekeri seviyesinin korunmasında önemlidir.
  • Hazır meyve suları, gazlı içecekler vb. yerine taze meyve suları ve meyvenin kendisini tercih edin.
  • Günlük en az 1,5- 2 L su tüketin.
  • Sigara ve alkolden uzak durun.
  • Günde en az 5-8 porsiyon sebze – meyve tüketin. Böylece vitamin, mineral ve posa almış olursunuz. Posalı besinler yemek yeme süresini ve tokluk süresini uzatırlar, enerjileri düşüktür. Genel bağısak sağlığının korunmasında önemlidir. Kabızlığı ve kan şekeri yüksekliğini önlerler. Safra asidi ve yağ asidi emlimini azaltarak kardiyovasküler riski azaltırlar.

 

  • Beyaz ekmek yerine esmer ekmeği tercih edin. Bu sayede B grubu vitaminleri ve posa almış olursunuz.
  • Yemek yaparken az yağ kullanın. Kızartma yerine ızgara, haşlama, buharda ve fırında pişirme yöntemleri seçilmelidir.
  • Aşırı tuz tüketiminden kaçının. Günlük tuz alımı
  • Yağ ve/veya şeker miktarı azaltılmış (diyet/light) ürünler, her zaman düşük enerji içermemektedir. Bu ürünlerin tüketiminde dikkatli olun.
  • Yağlı ve şekerli besinleri az ve seyrek tüketin.

 

  • Gün boyu aktif olun. Her gün veya haftada en az 5 gün 40 – 60 dk yürüyüş / egzersiz yapın.
  • Sıkıldığınızda bunu yiyeceklerle paylaşmayın. Unutmayın kilo almak size ikinci bir sıkıntı olarak geri dönecektir.
  • Alınan kiloların bir daha geri alınmasını istemiyorsanız yavaş kilo vermelisiniz.
  • Hızlı kilo vermenin en başlıca risklerinden biri kanda ürik asit düzeyinin artıp safra kesesi taşlarının oluşmasıdır. Fazla proteinin kemiklerden kalsiyumu çekip kemik erimesine sebep olacağını unutmayalım. 
  • Her şeyden önce kendinize güvenin ve bunun bir süreç olduğunu unutmadan ısrarla diyetinizi uygulamaya devam edin. Kaybedilen ağırlığın korunması ve sağlığın sürdürülebilmesi için yeterli ve dengeli ve doğru beslenme alışkanlıkları edinin.

 

Diyetisyen  Nisa Nur AYHANCİ